| Konu / Yazar | Etiketler |
| Eğitim Felsefesi Konferansı - ernesto
| Eğitim,
Felsefesi,
Konferansı,
|
Prof. Dr. Veysel SÖNMEZ'in Eğitim Felsefesi Konferansı ;
20 Kasım 2008 tarihi saat 14:00'da Eczacılık Fakültesi Konferans salonunda yapılacaktır.
|
| Din Felsefesi - DNN
| Felsefesi,
|
DİN FELSEFESİ
Din, bireysel ve toplumsal yanı bulunan, düşünce ve uygulama açısından sistemleşmiş olan, insanlara
bir yaşam biçimi sunan, onları belli bir dünya görüşü etrafında toplayan kurumdur.
Hayatın her yanı ile ilgilenen din ile felsefe, konu ve problemleri itibarıyle yanyanadır; ama
alanları ayrıdır. Din felsefesi, dinin temel iddiaları hakkında rasyonel, kapsamlı ve tutarlı bir
şekilde düşünmektir. Dinin doğası, özü, değeri hakkında fikir yürütmektir; dini, düşünme konusu
yapmaktır.
1. Teoloji İle Din Felsefesinin Farkı
Teoloji (İlahiyat), dini konu edinir; amacı dini temellendirmek ve açıklamak, böylece inananların
inançlarını güçlendirmektir.
Teoloji, doğrudan doğruya inanca dayanır. Dini yargıları hiç bir şekilde sorgulamaz; bu yönüyle
dogmatiktir. Oysa din felsefesi, özgür düşünmeyi, nesnel olmayı ve sorgulamayı temel alır.
Teoloji belirli bir dini ve bu dine ait problemleri ele alır. Dolayısıyla Yahudi teolojisinden,...
|
| Estetik ve Sanal Felsefesi - DNN
| Estetik,
Sanal,
Felsefesi,
|
ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ
Duyguya indirgenebilen bağımsız bilgi dalına estetik denir. Estetik “güzel” üzerine
düşünme, onun ne olduğunu açıklamadır.
Estetik suje ile estetik obje arasındaki ilgiyi gösterir. Estetiğin yöneldiği şey, güzelliktir;
duyusal olanın güzellik ile olan ilgisini ele alır.
Güzelliğin felsefesi olarak ortaya çıkan estetik, insan tarafından yapılmış olan ya da doğada
bulunan güzel şeylere yönelir; bizim güzel diye nitelediğimiz bu şeylerle ilgili tecrübelerimizde ve
yargımızda söz konusu olan değerleri, tavırları ve standartları analiz eder.
Estetik ile sanat felsefesi arasında bir ayırım yapmak gerekir.
Estetik, doğada ve sanatta güzeli konu edinir. Estetiğin, doğa ya da sanat ayrımı yapmadan doğrudan
doğruya güzelliğe yöneldiği yerde, sanat felsefesi, yalnızca sanata ve sanattaki güzelliğe yönelir.
Sanat felsefesi, insanın meydana getirdiği eserleri ele alan, sanata dair yaratmaların ve zevklerin...
|
| Siyaset Felsefesi - DNN
| Siyaset,
Felsefesi,
|
SİYASET FELSEFESİ
Siyaset, Aristoteles’e göre “Yurttaşların, toplumu ilgilendiren işlerle ilgili olarak
yaptığı herşeydir.” Siyaset felsefesi siyasi yaşamı konu alan, özellikle de devletin özü,
kaynağı ve değerinin ne olduğunu araştıran felsefe disiplinidir.
Siyaset felsefesi, olması gerekeni ele alır; siyasi otoriteyi, bu otoritenin oluşumunu, kaynağını,
gücünü nasıl sürdürdüğünü, siyasi otoriteyle birey arasındaki ilişkiyi ve bunların daha iyi ve adil
bir duruma gelip gelemeyeceğini açıklayan görüşleri kapsar.
1. Siyaset Felsefesinin Temel Soruları
a. İktidar Kaynağını Nereden Alır?
İktidar kaynağını, “insan doğasından” alır; yani toplumu içten ve dıştan gelebilecek
tehlikelere karşı koruma düşüncesinden alır. Platon ve Aristoteles tarafından savunulan bu görüşe
göre devlet, insanların korunmaları, temel ihtiyaçlarını karşılamaları, kendilerini
gerçekleştirmeleri ve ahlâki bakımdan daha iyi olabilmeleri için araçtır.
...
|
| Ahlak Felsefesi (Etik) - DNN
| Ahlak,
Felsefesi,
Etik,
|
AHLÂK FELSEFESİ (ETİK)
Ahlâk felsefesi, insan eylemlerini ve bu eylemlerin dayandığı ilkeleri konu alan felsefe dalıdır.
Buna göre ahlâk felsefesi, ahlâk alanında hakim olan ilkeleri, “iyi” ve
“kötü” nün ne olduğunu, ahlâklılığın ne anlama geldiğini ele alır. Ahlâklılığın ne
olduğu üzerinde durur; özünü ve temellerini araştırır. İnsanın davranışlarında özgür olup olmadığını
sorgular. Hangi eylemlerin ahlâklı olabileceğini irdeler. Bunlar için bir takım ölçütler koyar.
Kısacası ahlâk felsefesi, ahlâk hayatı üzerinde sistemli bir biçimde düşünme ve soruşturmadır.
Her bilgi dalının kendine özgü kavramları ve özel terimleri vardır. Ahlâk felsefesinin de
“iyi”, “kötü”, “özgürlük”, “erdem”,
“sorumluluk”, “vicdan”, “ahlâk yasası”, “ahlâki
karar”, “ahlâki eylem” olarak belirlenen kavramları vardır. Şimdi bu kavramların
neyi anlattığını kısaca belirtelim.
...
|
| Varlık Felsefesi - DNN
| Varlık,
Felsefesi,
|
VARLIK FELSEFESİ
Varlığı konu olarak ele alan felsefe, genel bir varlık kavramı üzerinde durur. Varlık, evrende
varolan herşeyin ortak adıdır. Buna göre varlık, insan bilincinin dışında ondan bağımsız olabileceği
gibi, zihne bağımlı olarak da bulunabilir. Örneğin, ağaç, kalem, ev gibi nesneler insan zihninden
bağımsız olarak varolan gerçek varlıklardır. Bu tür (gerçek) varlıklar zamana ve mekana bağlı olarak
değişir, gelişir ve yok olabilirler.
Sayılar, geometrik şekiller, p (pi) sayısı gibi insan bilincinde ve ona bağımlı olarak varolan
düşünsel (ideal) varlıklar da vardır. Bu varlıklar zaman ve mekan dışı olup, zihnimizde olduğunu
kabul ettiğimiz varlıklardır.
Felsefe, düşünsel ve ideal varlığı biraraya getirip genel bir varlık kavramı üzerinde dururken,
“Varlık nedir?”,
“Varlık var mıdır?”,
“Varlığın ilk maddesi nedir?”
gibi sorular sorar. Felsefe, varlıkla ilgili çeşitli soruları problem olarak ayrı ayrı inceleyip...
|
| Bilim Felsefesi - DNN
| Bilim,
Felsefesi,
|
BİLİM FELSEFESİ
Bilim felsefesi, bilimle ilgili sorular sorarak, bilim üzerine felsefe yapar. Bilimin yapısını,
doğasını, bilimsel kuramlarla gerçeklik arasındaki ilişkiyi ve bilimde yöntem problemini ele alır.
19. ve 20. yüzyıllarda bilimin olağan üstü başarı sağlaması, ona olan ilgiyi büyük ölçüde artırmış;
bu ilgi, düşünen kişileri neyin bilim olduğu, neyin bilim olmadığı konusunda bir takım ölçütler
aramaya ve bilimi sorgulamaya götürmüştür. Bunun sonucunda bilim, felsefenin konularından biri
olmuştur.
1. Bilime Farklı Yaklaşımlar
Filozofların bilime ilişkin farklı açıklama gayretleri başlıca iki grupta ele alınmaktadır. Bunlar:
“Ürün olarak bilim” ve “Etkinlik olarak bilim”dir.
a. Ürün Olarak Bilim
Bu yaklaşım, bilimi ve bilimsel kuramı bilim adamının yaratıcı etkinliğinin ve çalışmasının
sonucunda ortaya çıkan bir ürün olarak görür.
...
|
| Bilgi Felsefesi - DNN
| Bilgi,
Felsefesi,
|
BİLGİ FELSEFESİ
Felsefenin, insan bilgisinin kaynağını, sınırlarını, geçerliliğini ele alan dalına bilgi felsefesi
denir. O, belli bir bilgi türünü değil de, bilen özne ile bilinen obje arasındaki ilişki ile ortaya
konulan bilgi sürecini genel olarak ele alır; bu sürece giren tüm öğeleri inceler. İnsanın sahip
olduğu akıl, sezgi gibi yetilerinin insan zihninde olup olmadığı, varsa görünüşleri ve ötesindeki
varlığı bilmemize imkân verip vermeyeceği gibi problemler ve bunların çözümlerini araştırır.
1. Bilgi Kuramının Temel Kavramları
a. Doğruluk
Bir düşünceyi dile getiren yargının gerçek ile uyuşmasıdır. Bilginin nesnesiyle çakışmasıdır.
“Ankara başkenttir” yargısı doğru, “İstanbul başkenttir” yargısı doğru
değildir. Bu yargılardan birincisi gerçeği dile getirir, diğeri getirmez.
b. Gerçeklik
Gerçeklik, varlığın insan zihninden bağımsız olarak var oluşunu temsil eder. Su, Dünya, Güneş, çiçek...
|
| Rönesans FeLsefesi - birkaN_//
| Rönesans,
FeLsefesi,
|
RÖNESANS FELSEFESİ
Avrupa’da XV ve XVI. Yüzyılda yaşanan rönesans hareketinin düşüncesine, bu dönemin felsefe
anlayışı.
Rönesans felsefesine damgasını vuran akım, hiç kuşku yok ki, hümanizm olmuştur. Bu dönem felsefesi,
insan merkezli bir felsefedir.
Rönesansın, insanüstü olana ya da yalnızca doğal olana karşı, insani boyutu ön plana çıkartan
felsefesi, doğal olarak, insan bilgisiyle ilgili problemleri göz ardı ettiği ve mutlak bir
gerçekliğin mutlak bir bilgisine sahip olma varsayımının, insanın aktüel bilgisine hiçbir katkı
sağlamadığı düşünülen mutlakçılığa; insanın bilişsel faaliyetlerdeki etkinliğini gözden kaçırdığına,
ve bütün bir doğayı, doğanın daha aşağı parçaları aracılığıyla tanımladığına inanılan doğalcılığa,
kısacası geçmişin metafiziğiyle doğa bilimlerini belirleyen insansızlaştırma ve kişiliksizleştirme
sürecine karşı tavır almıştır.
Rönesans felsefesi, epistemoloji ve mantık alanında ise, bilmenin psikolojik yönlerini ve arzu,...
|
| Ortaçağ Felsefesi - birkaN_//
| Ortaçağ,
Felsefesi,
|
Ortaçağ Felsefesi
Klasik çağ ile modern çağ arasında kalan tarihsel dönemde söz konusu olan felsefe faaliyeti; düşünce
tarihinde M.S. 1. ya da II. yüzyılla, XV. yüzyıl arasında kalan tarihsel kesitin felsefesi.
Ortaçağ Felsefesi kendi içinde dört ayrı geleneği ihtiva eder:
1- Batı ya da Avrupa’da gelişip, Latince ifade edilmiş
olan Hıristiyan felsefesi,
2- Doğuda İslam dünyasında zuhur etmiş ve Arap dilinde ifade
edilmiş olan İslam felsefesi,
3- Sadece Hıristiyan ülkelerinde değil, fakat İslam dünyasının
çok çeşitli bölgelerinde Musevi düşünürler tarafından İbranice ifade edilmiş olan Yahudi felsefesi
ve
4- Hıristiyan Bizans İmparatorluğu içinde Grek diliyle ortaya
konmuş olan Bizans felsefesi.
Dört farklı geleneğine, ve söz konusu geleneklerin kendi aralarında sergilediği temel birtakım...
|
| İlkçağ Felsefesi - birkaN_//
| İlkçağ,
Felsefesi,
|
M.Ö. 7. yüzyılın sonundan başlayıp, M. S. 2. yüzyıla dek süren
dönemin felsefesidir.
ilkçağ felsefesi, mitolojiden ya da çoktanrılı dinden kopuş ve doğal olayların yine doğal nedenlerle
açıklanması gerektiği inancıyla başlamıştır.
En seçkin temsilcileri arasında Sokrates, Platon ve Aristoteles gibi büyük filozofların bulunduğu
ilkçağ felsefesinde, bilimle felsefe hep bir arada olmuş, başlangıçta doğa felsefesi ön plandayken,
sonlara doğru pratik felsefe ağırlık kazanmıştır.
GENEL ÖZELLİKLERİ
*
İlk döneminde Yunan felsefesi hemen hemen bütünüyle dış doğaya, cisimlerin dünyasına yönelmiş olan
bir doğa felsefesidir.
*
Bundan sonra insana karşı uyanan ilgi klasik dönemin geniş sistemlerine yol açmıştır. Bu sistemlerde
Tanrı, insan ve doğa, bir düşünce bağlantısı içinde kavranmak istenmiştir.
*
Sistemli bağımsız ve kişiseldir
*
inanca ve sezgiye değil akla dayalıdır.
...
|
| İlk çağ felsefesi - DNN
| felsefesi,
|
M.Ö. 7. yüzyılın sonundan başlayıp, M. S. 2. yüzyıla dek süren dönemin felsefesidir.
ilkçağ felsefesi, mitolojiden ya da çoktanrılı dinden kopuş ve doğal olayların yine doğal nedenlerle
açıklanması gerektiği inancıyla başlamıştır.
En seçkin temsilcileri arasında Sokrates, Platon ve Aristoteles gibi büyük filozofların bulunduğu
ilkçağ felsefesinde, bilimle felsefe hep bir arada olmuş, başlangıçta doğa felsefesi ön plandayken,
sonlara doğru pratik felsefe ağırlık kazanmıştır.
GENEL ÖZELLİKLERİ
İlk döneminde Yunan felsefesi hemen hemen bütünüyle dış doğaya, cisimlerin dünyasına yönelmiş olan
bir doğa felsefesidir.
Bundan sonra insana karşı uyanan ilgi klasik dönemin geniş sistemlerine yol açmıştır. Bu sistemlerde
Tanrı, insan ve doğa, bir düşünce bağlantısı içinde kavranmak istenmiştir.
Sistemli bağımsız ve kişiseldir
inanca ve sezgiye değil akla dayalıdır.
Mitolojiye çoktanrıcılığa tepkiyi dile getirir
...
|